Peki reklamlarda bu kadar fazla kullanılan seks öğesi gerçekten satışları artırmakta etkili mi? Araştırmalar bunu böyle olmadığını söylüyor. 2005'te Amerika'da yapılan bir araştırmada, deneklere bir markanın seks içeren ve içermeyen reklamlarının sloganı söylenmiş ve reklamdaki görseller anlatılmıştır. Deneye katılan erkeklerin yalnızca %10'u seks içeren reklamları hatırlamıştır. Seks içermeyen reklamların hatırlanma oranı ise %19'dur. Kadınlarda seks içeren reklamların hatırlanma oranı %10.8, seks içermeyen reklamların hatırlanma oranı %22.3'tür.
Ad Age dergisinin en etkili 100 reklam araştırmasındaki reklamlardan sadece 8 tanesi seks içermektedir. Yine Unruly Media'nın yaptığı araştırmaya göre 2011 yılına kadar yayınlanmış viraller içindeki en etkili 20 viral içinden sadece 1 tanesi seks içermektedir.
Peki Seks Hiç Satmaz Mı?
Bu konuda David Ogilvy şunu söylemiştir: 'Seks, satılan ürünle alakalı olduğunda satar. Aksi takdirde insanlar ürünü değil reklamı hatırlar.' Ürünün özellikleriyle farklılaşamadığı sektörlerde seks, reklamlarda büyük çoğunlukla kullanılmaktadır. Bu sektörlere jean, alkollü içkiler, kozmetik örnek verilebilir. Bu ürünler, genellikle tüketiciye ürün değil, prestij veya seks vaat ederler. Yani ürün değil duygu satarlar. Bu gibi ürünlerde seks, ürünle birlikte algılanabilir ve kampanya başarılı olabilir; ancak bu birlikte algılanma durumu her ürün için geçerli değildir. Seks öğesinin ürünle birlikte algılanmadığı durumlarda, tüketici çoğu zaman reklamı hatırlasa da, hangi markanın reklamı olduğunu zamanla unutur. Yine de reklamcılar seks öğesini kullanmakta ısrar etmektedir. Avustralya'da 2012 yılında yayınlanan 514 televizyon reklamının %32'si seks içeriyordu.
Konuyu özetlemek gerekirse, çoğu marka ve sektör için tüketicide duygu uyandırması gereken şey ürünün kendisidir, seks değil.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder